Gül üretimi ile ilgili ek bilgiler

Gülcüler Kooperatifi Statüsü

Gülcüler Kooperatifi Statüsü

1883 de hükümet Bulgaristan’ın Kazanlık bölgesinden gelen muhacirlerin daha önceki ekonomik geçim yollarını Anadolu’da da sürdürmeleri için ikna etmeye çalışıyordu. Amasyan Efendi, gül yapraklarından elde edilen ve parfüm olarak kulanılan oldukça değerli bir yağ olan gülyağı üretimini teşvik etmek için bütçe dışı bir ödenek aldı. 200.000 Kazanlıkgül çubuğu satın aldı ve bunları Bursa, Aydın ve Kastamonu’da yerleşen Kazanlık muhacirlerine verdi.
Gül fidanı dağıtım programları hükümetin gül üretimini teşvik faaliyetlerinin merkezi bir parçasını oluşturmaya devam etti. 1889 yılında devlet, muhacirlerin Anadolu’nun çeşitli yörelerinde bahçeler kurmalarına yardım etmek için 100.000 çubuk satın alıp dağıttı. Konya vilayeti dahilindeki Burdur’da bir yandan daha küçük bir bahçe kurulurken, Isparta’da on ile otuz dönümlük dikim yerleri kuruldu. Aydın vilayetindeki muhacirler 1893 yılı itibariyle toplamda 30-40 dönüm tutan ve büyük miktarlarda gülsuyu ve yağı elde edilen bahçeler kurdular. Ziraat Nezareti 1894 yılında Kazanlık’tan 10.000 çubuk daha ithal etti ve bunları Bursa vilayetinde gül fidanlıkları kurmakta kullandı. Ertesi sene, 1895’te bir tane Bursa örnek çiftliğinde ve bir tane de İzmir’deki Amerikan asma fidanlığında olmak üzere, gül ekim yerleri kurma planlarını duyurdu. Geleneksel gül üretim merkezlerinin bulunduğu Mardin ve Diyarbakır’dan uzmanların istihdamını gerektiren bu program, 1899 yılına dek yürürlüğe sokulmadı.
Bursa örnek çiftliği Nezaret’ten 30.000 kadar gül çubuğu aldıktan sonra Adana, Konya ve diğer vilayetlerdeki ilgili üreticilere 100.000 çubuk verme konusunda Seydiköy tesisine katıldı. Daha sonra ilave 150.000 çubuk da İzmit sancağındaki ve Bursa, Ankara, Konya, Aydın, Adana ve Erzurum vilayetlerindeki üreticilere verildi. Ziraat Nezareti bitkileri verirken, ”çubukların herkes tarafından önceye nazaran daha çok istendiğini” belirtiyordu.
Osmanlı idaresi üretimi canlandırmak için başka yollar da benimsedi. 1895 yılında Aydın ve Bursa vilayetlerinde yerleşmiş olan Kazanlık muhacirlerinin verdiği bir dilekçe onaylandı ve Sultan, yeni kurulmuş gül bahçelerine öşür ve diğer vergiler için beş yıllık muafiyet verdi. Bu önlemle ayrıca gül ürünleri üzerindeki dahili gümrükler ile gerekli alet ve edevata konulan vergiler de beş yıllığına askıya alındı. 1899 yılındaysa, görünüşe göre diğer muafiyetler değil, öşür muafiyeti, bir başka beş yıl için yenilendi.
Diyarbakır ve Mardin civarındaki doğu bölgeleri de genişleyen gülyağı ve gülsuyu sanayiine katkıda bulundu -1899 yılında İstanbul Ticaret Odası Diyarbakır vilayetindeki bütün gül bahçelerinin beşte birinin kökeninin yeni kurulmuş olduğunu tahmin ediyordu. Bu gelişmeye yardımcı olmak için hükümet, Mustafa Efendi adlı bir gül uzmanını 1898 yılından en az 1902’ye kadar istihdam etti.
Hükümet hizmetindeki bir başka uzman en az on yıl, 1899-1909 yılları arasında, bu görevde kalan Kazanlıklı bir muhacir olan Rıfat Efendi’ydi. Kendisi muhtemelen Isparta’da kurulan 80 dönümlük bahçeyi de kapsayan gül yetiştirme alanları kurmaya yardım ederek Bursa, Aydın ve Konya vilayetlerini dolaştı ve gül yetiştiricilerine gül üretim işlemleri hakkında tavsiyelerde bulundu.
Ziraat Nezareti 1901 yılında gülyağı üretimini iki katına çıkarma planlarını duyurdu. Nezaret, geniş ölçekte gül çubukları dağıtmanın yanı sıra, dikkatini genelde ilkel olan damıtma tekniklerini iyileştirme üzerinde yoğunlaştırdı. Hükümetin 1895 yılında başlatılan Avrupa ekipmanları ithalatı devam ettirildi; Nezaret artık bazen para almadan üreticilere imbik, şişe ve diğer gerekli ekipmanı dağıtmaya başlamıştı. Bu görece masraflı ekipmanın satın alınmasında üreticilere yardım etmek için Nezaret, 5.000 kuruşluk bir vergi fonu oluşturdu. 1899 ve 1902 yıllarında İstanbul Ticaret Odası pahalı ekipman sorununa toplu alımı bir çözüm olarak önerdi. Bir Fransız parfüm şirketinin mümessili işleme tekniklerini düzeltmek için kendi çabasını ortaya koydu ve 1907 yılında gülyağının damıtılması için Bursa yakınlarında muhtelif imbikler kurdu.
Aynı yıl içinde, yani 1907yılında, İstanbul’daki Fransız Ticaret Odası, Anadolu gül ekimi, gülsuyu ve gülyağı üretiminin tarihi üzerine uzun bir rapor ile ilgisini gösterdi.
Fransız Ticaret Odası gül üretiminin bazı yörelere sokulması çabasının başarısız olduğunu belirtmişti; Çanakkale Boğazındaki Biga bölgesindeki cesareti kırılmış üreticiler gül ağaçlarını sökmüşlerdi. Gül ağaçlarının Erzurum vilayetinde dağıtılması da başarısızlıkla noktalandı. Yine de Anadolu’nun toplam gülyağı üretimi 17.000 miskal idi –bu rakam Diyarbakır-Mardin üretimini kapsamıyordu- ki önceki üretim seviyelerinin önemli oranda gelişmesi olarak görüldü. Doğu bölgelerini dahil etsek bile Anadolu’nun toplam gülyağı üretiminin, yıllık üretimi kimi zaman 900.000 miskale ulaşan komşu Bulgaristan ile karşılaştırıldığında çok az olduğu açıktır. Ancak Osmanlı hükümeti genelde Kazanlıklı muhacirlerin yerleştiği belli yörelerde dikkate değer bir başarı yakaladı. 1907 yılında Bursa bölgesinde 5.000 miskal gülyağı elde edilirken Isparta civarindaki bölgeler ile civardaki Tarsus dağları 12.000 miskal değerinde esans üreten geniş sahalara sahipti. Ancak, Fransız Ticaret Odası, vilayet memurlarının İstanbul’un gül üretimini artırma yönündeki talimatlarını genelde görmezden geldiklerini belirtiyordu .Bununla birlikte Osmanlı hükümetinin sanayinin gelişmesinde önemli bir rol oynadığını da kaydediyordu. Vergi muafiyeti, tavsiye ve gül ağacı dağıtımlarıyla yardım edilen Balkan muhacirlerinin çabalarıyla yeni ve kazançlı bir ziraat kolu kurulmuş oldu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>