Isparta’da şehircilik çalışmaları

1943 yılında Profesör Olsner ve Doç.Yük.Mimar Kemal Ahmet Aru,Isparta için bir imar planı hazırlarlar.”…Isparta o kadar müsait hayat şartları arzeder ki,birgün büyük endüstrinin buraya gelip yerleşeceği düşünülebilir.Büyük endüstriye tren istasyonunun civarında yer gösterilmelidir…” diye raporlarını verirler.Hatta “Endüstri Mıntıkası İçin Nizamat” hazırlayarak sanayileşecek Isparta’nın çevresinin korunması yönünden ilk önlemlerini de belirlerler.Nizamata göre:fabrika binaları önünde yeşil alan bulundurulacak,çevrenin zarar görmemesi için, fabrika bacaları yüksek olacaktır.Ayrıca çevreye ağaç dikilecek,atık sular mümkün olduğunca Isparta Çayı’nın doğu kısımlarına gönderilecektir.Fabrikalarda çalıştırılacak işçiler için,İstasyon civarında konutlar yapılacaktır (75).Hazırlanan bu rapor da,Antalya’ya demiryolunun birgün devam edeceği varsayılmaktadır.
ISPARTA-ANTALYA YOLU
1948 yılı Eylül ayında Bayındırlık Bakanı Nihat Erim Isparta’ya gelir.Isparta’yı, Antalya’ya bağlayacak Belönü yolunu inceler.Ispartalı için Antalya’ya bağlanacağı bitmeyen yolun umudu tekrar doğar.Bayındırlık Bakanlığı,Isparta-Antalya ve Isparta-Eğirdir yolları için 90 bin lira harcama yapar (79).Yol yine bitmez…

75-Ün Dergisi.sf:1660
79-Ün Dergisi.sf:2215

Cumhuriyet dönemi Isparta ekonomisi

Eğirdir’de Ispartalı İmamzade Mehmed Tahir Halı Ticarethanesi’nin meşheri

Eğirdir’de Ispartalı İmamzade Mehmed Tahir Halı Ticarethanesi’nin meşheri

Isparta’da Kaçkınzade Hacı Ahmed ve Şükrü Biraderler Halı Ticarethanesi’nin meşheri

Isparta’da Kaçkınzade Hacı Ahmed ve Şükrü Biraderler Halı Ticarethanesi’nin meşheri

Kurtuluş Savaşının sonunda;yönetimin yanısıra nüfus ve etnik yapıda değişir. 1912 yılında Osmanlı sınırlarında yapılan bir araştırmadan çıkan sonuçta;ticaretle uğraşan işyerlerinin ancak %15-20’sinin Türklere ait olduğu anlaşılmıştır (57). 1922 yılında Ispartalı Rumların göçünden sonra nüfus %10 azalır ama ticaret tamamen Türklerin eline geçer. O devrin ileri gelenlerinden Hacı Hafız, Hafız Ali ve Kamil Günata bir araya gelerek ortak “Türk Halı Şirketi”ni kurarlar.

Türk Halı Şirketi'nin etiketi

Türk Halı Şirketi’nin etiketi

Kamil Günata'nın faturası

Kamil Günata’nın faturası

Halıcılık tamamen Türklerin eline geçer.

1923 yılında Isparta Gazete ve Matbaası kurulur.Tütüncüzade Mehmet Ali müdür olur (58).

Isparta Gazetesi abone makbuzu

Isparta Gazetesi abone makbuzu

Cumhuriyet döneminde önem kazanan Keçiborlu Kükürtleri, İtthad-ı Maadin Şirketi’ne işletme hakkı verilerek, üretime geçmesi sağlanır. Kükürt,Ege Bölgesi bağlarında ilaçlama amacıyla önemli miktarda kullanılmaktadır. Daha önceleri Sicilya (Italya)’dan ithal edilen kükürt yerine yerli üretim kullanılmaya başlanılır. Ancak işletme yükümlülüklerini yerine getirmeyen şirketin çalıştırma hakkı 1933 Ağustos’unda elinden alınır.1926 yılında Isparta Tabak Fabrikası T.A.Ş.kurulur. Sermayesi 5 liralık hisselerden oluşur ve tamamı 100 bin liradır. Şirketin müdürlüğünü Hoca Hasan Fehmi Başoğlu yapar.Bu şirketin kurulmasında Hafız İbrahim Demiralay’ın önemli katkısı olur (59).Yine Hafız İbrahim Demiralay,Hacı Hüsnü ve Dereli Ali Hafız,Atatürk’ten Isparta’ya modern bir gülyağı fabrikası kurulması için yardımlarını isterler.
1924 yılında Isparta’ya ilk iplik fabrikası kurulur. Tabakhane köprüsü yanında kurulan fabrikanın kapasitesi günlük 150 kilodur. Kurucusu İğcizade Ali Haydar Albayrak’tır. Kuruluşta ortak olan Bodurzadeler daha sonra ayrılırlar. Makinaları Almanya’dan ithal edilen fabrikanın müdürlüğünü, Almanya’da öğrenim gören Akçakanatzade Salih Bey yapar. 1930 yılında çıkan yangında büyük zarar gören fabrika kapanır ve makinaları İstanbul’a satılır. Halıcılık yapan Türk halının yanısıra,İğcizade Şükrü Efendi’de Çayboyunda enval-i metruke’den satın aldığı Ermeni Garabet’in evinde faaliyet gösteren bir halıcılık şirketi kurar. Yaklaşık 1000 tezgahı bulunan İğcizadeler Halı Kumpanyası, Vanlızadeler ile ortak kurulur. Bu kumpanya dokuttuğu halıları yıkanması ve ihraç olması için İzmir’e gönderir (60).

Ali Haydar Albayrak:"İlk yün iplik fabrikası  Isparta, Her nevi halı ipliği imal olunur.."

Ali Haydar Albayrak:”İlk yün iplik fabrikası Isparta, Her nevi halı ipliği imal olunur..”

1924 yılında ayrıca Isparta İplik Fabrikası T.A.Ş. kurulur. Milletvekili Hafız İbrahim Demiralay, bu şirketinde kurulmasında başı çeker. Bu şirkete Bilginerlerle birlikte, Ticaret Bakanlığı da 175 bin lira ile ortak olur. Yapımına 12 Aralık 1924 yılında başlanan fabrika, 1928 yılında işletmeye açılır (61). İlk müdür Tahtacı Süleyman Efendi (Doğan)’dir. Daha sonra Hüseyin Kutlu başkan, Osman Sezik’te muhasebecilik görevlerini yüklenirler (62). Firmanın kredisi yetersiz kalınca Hüseyin Kutlu, şahsi kredisini kullanarak fabrikanın çalışmaya devam etmesini sağlar. Ticaret Bakanlığı %51 hissesini Sınai Maadin Bankasına devreder. Bu arada Banka;hisselerini Ispartalılara teklif eder.Büyük halıcılar (Bilginerler, Kulalılar) bunu kabul ederlerse de küçük halıcılar istemezler. Küçükler, büyüklerin tüm iplikleri kapatıp, kendilerine satmayacaklarından korkarlar. Hisseleri alan Sınai ve Maadin Bankası ortaklara kar vermez. 100 liralık hisseler, 10-15 liraya düşer. 1930’larda işletme sermayesi yetersiz kalınca üretim giderek düşer ve halıcılar ipliği Uşak’tan almaya başlarlar (63).Daha sonra fabrika 1943 yılında Sümerbank’a geçer.Bu arada 1928 yılında Hüsnü Dilmen,Gökçay’ın kenarında Güzel Isparta rakı fabrikasını kurar.1936 da Güzel Isparta şarap fabrikası kurulur.

Reklam

Reklam

İplik fabrikasının kurulmasıyla beraber halılarda Isparta’da kurulan yıkamahanede yıkanmaya başlar. 1932 de Çolak Mehmet (Gürkan),ikinci yıkamahaneyi kurar. İki yıkamanın rekabeti fiyatların düşmesine neden olur. Fiyatlar yarı yarıya düşer (64).

1933 kışında Başbakan İsmet Paşa Isparta’ya,yanında İktisat Vekili Celal Bey’le (Bayar) gelir. İlin sorunlarıyla,özellikle gülyağı ile ilgilenirler. Hatta Celal Bey bir gün daha kalarak, gülcülerle toplantı yapar. Dereli Hafız Ali (Bilginer), Isparta’ya gülyağı fabrikası ister (65).
Cumhuriyetin yöneticileri, Ispartalıların isteklerini 11 Nisan 1934’de Birinci Beş Yıllık Sanayi Programı’na alırlar. Bu programda Isparta ile ilgili iki karar vardır:
1-KÜKÜRT: 1933 yılında Amerikalı uzmanların hazırladığı rapora dayanarak, Keçiborlu’da Kükürt Madencilik ve Saflaştırma Tesisleri kurulması kararlaştırılır. Bunun için; daha önce İttihad’ı Maadin T.A.Ş. üzerinde bulunan ve daha önce feshedilmiş (1933 de) olan işletme imtiyazı, Sümerbank ve İş Bankası’nın kuracakları bir şirkete devredilecektir (66). Bu iki banka 1934 Haziran’ında 300 bin lira sermayeli Keçiborlu Kükürt İşletmeleri T.A.Ş.’ni kurarlar.
5 Nisan 1935’de fabrika çalışmaya başlar. Üretim kapasitesi önce 50’şer kiloluk 47 bin torbadır. 1936 da üretim 65 bin torbaya çıkar. İzmir teslimi tonu 61 liradan satılır. Madende çalışan işçilerin günlüğü 70-80 kuruştur (67).
6 Nisan 1936 da Sümerbank,1943 yılı sonunda da İş Bankası hisselerini Etibank’a devreder.
2-GÜLYAĞI: Bakanlar Kurulu “Gülyağcılığı hakkında verilen izahat muvafık görülmekle beraber, raporda bahsedilmeyen ve daha mühim görülen zeytinyağı ve sabunculuk işinin etüd edilmesi ve Yunanlılarla müşterek tasfiyehane yapılması cihetinin mütalaa edilmesi muvafık görülmüştür” kararını alır (68). Yine de bu karardan sonra 30 Eylül 1934 de, İktisat Vekili Celal Bey tarafından temeli atılan Gülyağı Fabrikası,1935 yılında üretime başlar. Fabrikanın üretim kapasitesi 250 kilodur ve bunun satış değeri 100 bin lira civarındadır (69). O yıllarda toplam gülyağı ihracatı 700 kilo kadardır. Parasal değeri de 250 bin liradır. Türk Gülyağcılığı Limited Şirketi pazarlamasını da yapar. Bu arada İş Bankasının da fabrikanın sermayesine katıldığını belirtmek gerekir.
1936 yılında demiryolu nihayet Isparta’ya gelir. Isparta’nın nüfusu 18 bindir. Isparta’da İlk Adın Basımevi’nde aylık 800 adet Ün Dergisi (Halkevine ait), haftalık 400 adet Isparta Gazetesi (vilayetin); Doğan Basımevi’nde de aylık 500 adet Enerji Dergisi, haftalık (cumartesileri) 300 adet Doğan Gazetesi basılmakta ve dağıtılmaktadır (70).

İlk Ad'ın Matbaası makbuzu

İlk Ad’ın Matbaası makbuzu

 

Doğan Gazetesinin ilk sayısı

Doğan Gazetesinin ilk sayısı

Yenice Mahallesindeki Tabak fabrikasına konan 25 beygirlik bir tirbün kapasiteyi 30 tona çıkarır.30 personeli olan fabrikanın yeni ustası,rugan ve oskar üretimine de başlar. Fabrikadan başka 57 imalathanede,ustaların dışında 63 kalfa ve 100 çırak çalışmaktadır. Genellikle basit havuz dibek ve tezgahtan oluşan imalathanelerin;ortak kullandıkları 7 beygirlik bir dolapları; palamut,sumak ve çam kabuğu gibi maddeleri öğüttükleri bir de değirmenleri vardır. Yılda 40 ton renkli, renksiz sahtiyan; 30 ton kadar da liso taban astarı ve kösele imalat kapasiteleri vardır (71).
Önceleri İplik Fabrikasının yıkamahanesini kiralayan Tahsin Bilginer, üçüncü yıkamahaneyi açar.

Tahsin Bilginer'in faturası<br /><br />

Tahsin Bilginer’in faturası

Rekabetin artması,halı yıkama fiyatlarının metrekaresini 20-25 kuruşa kadar düşürür.
1936-37 de çift seccade işçiliği,daha önce 8 lira iken 12 liraya çıkar. Seccadenin çifti ise 35-40 liraya satılmaktadır. Maliyetler karşılaştırıldığında bu oldukça düşük bir satış fiyatıdır.
“bir çift seccadenin imali için;12 kilo ip,kilosu 2 liradan 24 lira eder. 10 lirada işçilik eklenince maliyet 34 lirayı bulur. 5 kilo atkı ve direzinin de maliyeti eklenince, bir çift seccadenin toplam maliyeti 40 lirayı aşar. Bir paspas işçiliği 15 kuruştur. Ama alan satan olmadığı için fiyatlar düşüktür”. Halıcılar, işçilik ücretlerinin düşmesi için valiye çıkarlar ama, vali kabul etmez (72).
Isparta’nın bir başka önemli ürünü olan afyonun da fiyatı 35-40 liradan 5 liraya düşer. Fiyat düşüşleri 1930’larda başlayan ekonomik krizin 1937-38 lerde de devam ettiğini görüyoruz. 1938 yılında Isparta Ticaret ve Sanayi Odası yayımladığı bir tamimle halı işçilik ücretlerinin 10 düğümden 8 düğüme indirildiğini bildirir.
Tamim

1938 yılı Mart ayında yapılan seçim sonucunda ITSO’nın idare heyetine Kâmil Günata, Mehmet Bilginer, İbrahim Bakal, Süleyman Konur, Mustafa Atabakan, Mehmet Ali Toka, Rüştü Büyükçaylı seçilirler.
Ispartalı halıcılardan Mustafa Atabakan, Kâmil Oral, Mustafa Oral, Mehmet Bilginer bir araya gelerek ikinci halı ipliği fabrikası kurma girişiminde bulunurlar. Bu fabrikanın makinaları, 1939 yılı Nisan ayında ithal edilerek, Isparta’ya getirilir.

Isparta’ya ilk radyo da o yıllarda gelir. Gündoğdu Kamil Ağa, işlettiği kahvehaneye 354 lira ödeyerek aldığı radyosunu koyar. O yıllarda bir reşat altını 8 liradır.

1938 yılında II.Beş Yıllık Sanayi Planı uygulamaya girer. Bu plana göre Türkiye’de 35 bin kişiye iş sağlanması, elektrik üretiminin iki katına çıkarılması, ulaşımın geliştirilmesi gibi hedefler bulunmaktadır. Isparta’yı ilgilendiren kısmı; Kimya Sanayii projelerindeki “Isparta-Atabey ve Burdur’da kurulacak ve yılda 1000 ton gül yaprağı işleyecek gülyağı ile ilgili proje”dir (73). Başlayan II.Dünya Savaşı, bu projenin uygulanmasını engeller.

1945 yılında “Savaş Sonrası Uygulanılması Düşünülen Devlet Sanayi Projeleriyle İlgili Taslak” hazırlanır. 1945-46 da “İvedili Plan” hazırlanır ve bu planlar çerçevesinde Etibank’ca gerçekleştirilecek projeler arasında Keçiborlu Kükürtleri de yer alır.
Projeye göre: Konsantre Kükürt Projesi uygulaması ile üretimin 5 bin ton ve saf kükürt kapasitesinin de 2500 ton/yıl olması öngörülür (74).
1943 ilkbaharında Isparta’yı ikinci kez gelen Falih Rıfkı Atay, Ulus Gazetesinde Isparta’nın durumunu şöyle yazar:
“…bir gülyağı fabrikası yapılmıştır. Fabrika yalnız gül mevsimi işler. Bu işleme tabii fabrika masraflarını karşılamaz. Gül fiyatı düşer. Bu sefer sökülüp tarlaya çevrilen gül bahçelerini ben de gördüm…buna karşı Isparta Halıcılığı, güzel binalar ve iyi tesisler içine toplanmıştır. Fakat son sene satış durduğu için, bütün depolar halı ve seccade dolu. Tüccarlar ne yapacaklarını şaşırmışlardır…”.
1930’larda başlayan ekonomik kriz 1943 de, savaşında etkisiyle Ispartalı tüccar ve imalatcılar depolarında malları ile çaresiz beklemektedirler.

57-Yahya S.Tezel:Cumhuriyet Döneminin İktisadi Tarihi.sf:89
58-ÜnDergisi.sf:1663
59-Ömer Güllü:Ün Dergisi.sf:1565
60-Ekrem Erçetin’nin notlarından.
61-Sümerbank’ın tarihinden alınmıştır.
62-Osman Sezik;daha sonra ilk makina halısı fabrikasını -Sezak-1953’de İzmir’de kurar.
63-Kadir Boylu’nun anılarından.
64-Ömer Adil:Ün Dergisi.sf:7
65-Ömer Adil:Ün Dergisi.sf:63
66-Yahya S.Tezel:Cumhuriyet Dönemi İktisadi Tarihi.sf:255
67-Sait Demirdal:Ün Dergisi.sf:505
68-Yahya S.Tezel:Cumhuriyet Dönemi İktisadi Tarihi.sf:255
69-Ömer Adil:Ün Dergisi.sf:63
70-Hilmi Dilmen:Ün Dergisi.sf:649
71-Hilmi Dilmen.sf:529
72-Kadir Boylu’nun anılarından
73-Yahya S.Tezel:Cumhuriyet Dönemi İktisadi Tarihi.sf:263
74-Yahya S.Tezel:Cumhuriyet Dönemi İktisadi Tarihi.sf:273

Ispartalı Rumlar hakkında

Dürbeyoğlu Papazoğlu şirketine ait Karamanlıca desen etiketi<br /><p class=" width="300" height="242" class="size-medium wp-image-73" /> Dürbeyoğlu Papazoğlu şirketine ait Karamanlıca desen etiketi


Karamanlıca eski bir boya defteri

Karamanlıca eski bir boya defteri

Sultan Abdülhamit'ten madalya alan Kürkçü Potimi

Sultan Abdülhamit’ten madalya alan Kürkçü Potimi


Pisidya Metropolitliği’nin merkezi olan Isparta’da Rumların nüfusu 1920’lerde 5 bin civarında idi. Rum cemaatinin biri kızlar, diğeri erkekler için iki okulu bulunmaktaydı. 1840 da cemaatin halk kütüphanesi, 1870’den sonra da kültür derneği ve Yoksulsever Kadınlar Derneği vardı. Rumlar Karaman ağzı konuşur,rumcayı okulda öğrenirlerdi. Isparta’nın tek oteli Katina Sakali’ye aitti, aynı zamanda kumarhaneydi. 1921 yılına ait Annuaire Oriental’e göre bölgenin en büyük gülyağı ihracatçısı, aynı zamanda şarap ve sakızlı rakı ticareti yapan N.Temelidis’ti. Aynı ticaret yıllığına göre H.Avrakoğlu, B.Baloğlu ve M.Kehayoğlu-D.Kozma şirketi tahıl tüccarları, H.Basyoğlu, H.Hacıavrakoğlu, Mihalaki Kahramanoğlu-A.Vasiliadis kitre, afyon ve tütün ihracatçıları, A.Ülkeroğlu-F.Kahramanoğlu, P.Hocoğlu gıda maddeleri ticareti, tanınmış halı üretici ve ihracatcıları ise, İ.Papazoğlu, P.Georgiadis, Stiloğlu kardeşler, M. Kehayoğlu, İ.Moraboğlu ve Damianos Vasiliadis idiler.
Dürbeyoğlu Evinin bugünkü hali.

Dürbeyoğlu Evinin bugünkü hali.

Dürbeyoğlu evi Türk Ocağı ve Halkevi olarak kullanılmıştır.

Dürbeyoğlu evi Türk Ocağı ve Halkevi olarak kullanılmıştır.


Papazoğlu evi yıkılmadan önce

Papazoğlu evi yıkılmadan önce


Papazoğlu evi Kurtuluş Savaşı sırasında hastahane olarak kullanılmıştır.

Papazoğlu evi Kurtuluş Savaşı sırasında hastahane olarak kullanılmıştır.

Papazoğlu Evi (sağda) savaş sonrası ilkokul olarak kullanılmıştır.

Papazoğlu Evi (sağda) savaş sonrası ilkokul olarak kullanılmıştır.


İZMİR DE TİCARET YAPAN ISPARTALI RUM VE ERMENİLER
Ticaret yaparak zenginleşen bazı Rum ve Ermeni tüccarlar çoğunlukta olmak üzere,birçok Ispartalı iş adamı İzmir’e yerleşmişlerdi. Bunlar, Ispartada kalan akarabalarının aracılığı ile topladıkları halı, afyon, gülyağı, deri, kitre gibi ürünlerin İzmirde satarken; İzmirden de Ispartaya ithal mal gönderiyorlardı. İzmir’e giden tüccarlar; Kuleönü istasyonundan trene biner, Keçiborlu, Dinar, Apa, Kaklık, Goncalı, Denizli, Nazilli’ye ulaşır, eğer tren ekspres değilse gece Nazilli’de yatar, ertesi gün öğleyin İzmirde olurdu. Ekspres tren ise Pazar günü hareket eder ve aynı gün İzmir’de olurdu.
İzmirdeki Ispartalılar birbirlerine bağlılıklarını kurdukları Ispartadan Gelenler Derneği ile devam ettirmişlerdi. Dernek Kordondaki Avcılar Kulübünün odalarından birisi kullanıyordu. 1922 de derneğin başkanlığını Dürbeyoğlu Yordan yapıyordu.

Afyon tüccarı Ispartalı Kostandi:İzmir de Ermeni ve Rumların yaşadığı Kasab Hızır mahallesinde oturuyordu. 1862 yılında öldüğünde terekesi 2.509.153 kuruş çıkmıştı. Bu o dönem için oldukça yüksek bir mirasdır.
Ispartalı Biraderler Ticarethanesi: sahiplerini bilmiyoruz. İzmir’de Parmakkapı civarında 1884 yılında kurulmuş bir manifatura mağazasıdır. ”Komersiyal Yuniyon” ve deniz sigorta kumpanyasının İzmir ve Adalar acentesi ve Avrupa halıları ile fes fabrikasının şubesidir. Bankerlik de yapmaktadırlar.
Agop ve Ohannes Ispartalı Efendiler: Tüccardırlar. İzmir’in Ermeni mahallesinde bulunan Ermeni Hastanesinin bütün inşaat masraflarını karşılamışlardır. İzmir’in Karavan Mahallesinde oturan Hacı Ohannesin 1888 ölümünde terekesi 650.000 kuruş idi.
Doktor Dikran Ispartalı: Ermeni Hastahanesinin doktorlarındandır ve hastahanenin idare heyetindedir. Paris’de eğitim görmüştür.
Takfor Ispartalı ve Şurekası: Türk halıları taciridir. Yerleri İkinci Kordondadır.
Bu firmalar ve kişilerin yanı sıra birçok daha küçük ölçekli Ispartalı tüccar İzmir’de faaliyet göstermekteydi. Ayrıca İzmir’de Ispartalı Ferhanesi olarak bilinen bir han da bulunmaktaydı.

İzmir'de faaliyet gösteren Tacvor Ispartalı Firması

İzmir’de faaliyet gösteren Tacvor Ispartalı Firması

Afyon ve tütün üretimi

Isparta da,özellikle Atabey ovasındaki köylerde afyon ve tütün üretimi yapılmaktaydı.İzmir piyasasında İslamköy afyonu;afyon oranının çok olması nedeniyle iyi para ediyordu.1905 yılında İzmir de afyonun çekisi (bir çeki 250 dirhem) 200-300 kuruşa satılıyordu.Fakat üre-timin artması ve piyasaya İran’dan afyon getirilmesi nedeniyle mecidiye 20 kuruşa (Osmanlı lirası ile 100 kuruş) fiyatına geriler.
Tütün üretimide devletin kontrolu altında 17.yüzyıldan itibaren artmaya başlar.1687 yılında da tütüne vergi konur.16 Nisan 1914 yılında en kapsamlı tütün ve tütün mamülleriyle ilgili İnhisar-ı Duhan Kanun-ı Muvakkati yasası çıkarılır.Bu yasa;üreticiye bazı bürokratik kolaylıklar sağlamakla birlikte;aslında tütün üretimini,satışını kayıt altına almak ve kaçakcılığı önlemek amacıyla hazırlanır.Yasalara göre tütün üreticileri; dikim için ruhsat almak,dikili alanlarını ve aldıkları ürünün miktarını Reji’ye bildirmek zorunda idiler.Bazı tütün üreticileri,az öşür ödemek ve yazdırmadıkları tütünleri kaçak satıp fazla kazanç elde etmek amacıyla yazım memurlarına,dönüm başına elde ettikleri tütün miktarını düşük yazdırıyorlardı.Yazım dışında bırakılan tütünlerin kaçak satılarak yaratacağı zararın önlenmesi için Reji İdaresi,tütün verimi-nin düşük gösterildiği bölgeleri bir liste halinde Maliye Nezaretine 14 Temmuz 1910 tarihinde göndermişti.Bu liste de Isparta bölgesine ait bilgiler:

Vilayet Mahal Ziraate Ayrılmış Arazi Sathı Dönüm Başına Ortalama Kilo
Konya Isparta 1118 dönüm 28 kilo
Konya Eğirdir 289 dönüm 24 kilo

 

Tekel'in afyon analiz raporu

Tekel’in afyon analiz raporu

Kaynak:Toplumsal Tarih – Nisan 2001

Birinci Dünya Savaşında Isparta ekonomisi

Savaş yıllarında Osmanlı topraklarında yalnız kadın işçilerin çalıştığı bazı sanat kollarında imalat faaliyeti aksamadan devam eder.Bunlar dokumacılık,giyim eşyası imalatı ve tütün işçiliğidir.Halıcılık, yün ve pamuk ipliği yokluğundan durma noktasına gelir.1917 yılında tekstil sanayisine yapılan önemli yatırımlara rağmen,üretimde bir gelişme sağlanamamıştır.
4 Ekim 1914 yılında yaşanan deprem felaketi halkı iyice sıkıntıya sokar.Evler ve işyerleri yıkılır.550 ye yakın can kaybı olur.Daha önce 90 bin mıskal olan gülyağı üretimi,20 bin mıskala düşer.Savaştan önce Paris ve Londra’ya giden 2 müteşebbis,iyi fiyatlarla satış yapmış ve gelecek için umutlu dönmüşlerdi (54).Savaşın olumlu etkisi,Keçiborlu Kükürt Madeni’nde görülür.Buradan çıkarılan kükürt,barut yapımı için Almanya’ya ihraç edilir. Mutasarrıf Cemal Bey (1916-1917),halıcılığın gelişmesi için iplik fabrikası ve modern bir gülyağı fabrikası kurmaya çalışırsa da,sonuç alınamaz.1917 yılında Cemal Bey getirttiği bir türbin ve dinamoyu Uncu Vasili’nin un fabrikasına kurdurur.Burada Isparta’nın ilk elektirik üretimini gerçekleştirir.Gücü sınırlı olduğu için,ancak isteyen evlere dağıtılır. 1918 yılında elektrik idaresi kurulur.Dönemin zenginlerinden,Belediye Başkanı Bodurzade Hasan Efendi, elektirik şirketine kefil olur.
1922 yılında Bulgaristan’dan gelen Transuar Hasan Efendi,gülyağlarına ucuzlaştırmak için ıtıryağı karıştırarak, gülyağlarının kalitesinin bozulmasına neden olur.Bunu anlayan Avrupalı alıcılar tepki gösterir ve gülyağı alımını durdururlar.

Cumhuriyet dönemine geçmeden önce gelişmeleri özetlersek:
Dokumacılık yerini halıcılığa bırakmıştır.Halıcılığın gelişmesi ile birlikte boyahaneler,desen-haneler kurulmuştur.Fakat yıkamahane olmaması nedeniyle,üretilen halılar İzmir’de yıkanmaktadır.Sanayi ürünlerinin üretimi basit imalathaneler de yapılmaktadır. Fabrika anlamında büyük ölçekli sanayi ürünü daha üretilememektedir.Halıcıların kullandığı iplikler dışarıdan gelmektedir.Aynı yıllarda halıcılığın bir başka merkezi olan Uşak’ta (1913-1915) 2 iplik ve bir şayak fabrikası bulunuyordu.

-Bıçakzade İplik Fabrikası:kuruluşu 1905,
-Yılancı İplik Fabrikası:kuruluşu 1910,
-Hamzazade İplik Fabrikası:kuruluşu 1910.
25 bin nüfuslu Uşak’ta 1500 adet halı tezgahıda bulunmaktaydı (56).

54-Hilmi Dilmen:Ün Dergisi.sf:164
55- Böcüzade Süleyman Sami:Isparta Tarihi.sf:330
56-Gündüz Ökçün:Osmanlı Sanayi İstatistikleri.sf:129

Karamanlıca yazılar

HALI DESEN KARTONU :

TOURPEI OGLOU  PAPAZ OGLOU SA        DÜRBEYOĞLU PAPAZOĞLU  SA

Dessen                                                                 Desen

Kolori                                                                 Kolori (Renk)

Kalite                                                                  Kalite

Mezour                                                                Mezür (Ölçü,boy)

Koman                                                                  Koman (?)

Fon                                                                       Fon (Zemin)

Portour                                                              Bordür

Metalion                                                             Madalyon

Karamanlıca desen etiketi

Karamanlıca desen etiketi

 

İPLİK DEFTERİ :

Arapatci Eftim                                                  Arabacı Eftim

Hailoglou Stilianoz                                         Hailoğlu Stilianos

Haci (?) Dourmous oglou Durmus                     Hacı (?) Durmuş oğlu Durmuş

Damianoz  Karamai                                            Damianos Karamai

Karamanlıca el yazısı

Karamanlıca el yazısı

 

KARAMANLICA MEZAR TAŞI 1 :

FILOSOGLg  CANIKOLA                       FİLOSOĞLU HANİKOLA

ISMI PETERIM                                        İSMİ PEDERİM

COCRISTO KENTI NAMHM                    HİRİSTO KENDİ NAMIM

TIGGNE ACIR ZOCPETIM                       DİNLE AHİR SOHBETİM

CASHLH BERMISAM                              HASILI VERMİŞEM

Pg CAKE TZANHM                                  BU HAKKA CANIM

TIANHM TA KARTESIM                          CANIM DA KARDEŞİM

SABA MECMANHM                                 SAVA (SANA?) MEHMANIM

GIMPESE BARHNTZA                              YİMBEŞE VARINCA

SINI CIQAMHM                                        SİNİ (SENE?) HİTAMIM

SOKgLTg MPg KgR                                   SOKULDU BU KOR

EMRI C….                                                  EMRİ ….

Karamanlıca Mezar Taşı

 

ISOTYA KİLİSESİ KİTABESİ :

POU  SERIF   EISODIA  THS  PANAGIAS   EKKLHSIASH   EBBELA

ALLACOU   AZIMOUS    SANHGG  SANIE    BALITETOULLACHGG

KEREMI    INAGIETLERII     ILE     PATHSACHMHZ    SEBKETLOU

APTOUL METZIT     EFENTIMIZIGG    EGIAMH    TEBLETLERINTE

BE   ARCIEREASHMHZ   KURIOS  KUR  MELETIOS  EFENTIMIZIGG

BATHNTA      TZOUMLE         OROODOXOS        CRISTIANLARHGG

IMTAT    BE    GAIRETLERI    ILE    1857   MAIOU  5       TARICINTE

MIGISLI  CATZH  NIKOLA BE RODOSLOU ANDREAS SOULHNAS

OUSTALARTAN  TEMELI  KONOULOUP  1858 MAIOU 20  TARICI

MERCOUM    CAHTZH   NIKOLA    OUSTA       BEFAT      ETTIKTE

1860       SENESI       ITZINTE      ANDREA      OUSTATAN     CHTAM

                                   POULMOUSTOUR.

 

BU ŞERİF EİSOTYA TIS PANAGİAS EKKLESİYASI (KİLİSESİ) EVVELA

ALLAHU   AZİM ŞANIN   SANİE     VALİDETULLAHIN

KEREMİ   İNAYETLERİ   İLE    PADİŞAHIMIZ    ŞEVKETLÜ

ABDÜLMECİT    EFENDİMİZİN   EYAMI    DEVLETLERİNDE

VE   ARHIERASIMIZ   KİRİYOS   KİR   MELEDİYOS EFENDİMİZİN

VAKTİNDE    CÜMLE   ORTODOKS     HRİSTİYANLARIN

İMDAT (YARDIM) VE  GAYRETLERİ   İLE   1857 MAYIS 5   TARİHİNDE

MEİSLİ   HACI   NİKOLA   VE    RODOSLU   ANDREAS    SULİNAS

USTALARDAN    TEMELİ   KONULUP   1858  MAYIS 20    TARİHİ

MERHUM   HACI   NİKOLA   USTA   VEFAT     ETTİKTE

1860    SENESİ    İÇİNDE    ANDREA    USTADAN    HİTAM

BULMUŞTUR.

İsotya Kilisesinin Karamanlıca metni.Isparta Müzesindedir.

İsotya Kilisesinin Karamanlıca metni.Isparta Müzesindedir.

 

II. Meşrutiyet döneminde halıcılık ve dokumacılık

Mutasarrıf Şevket Bey,halıcılık ve tabaklıkla da ilgilenir.Daha önce şayak imalathanesinin kurulduğu Başağa Değirmeni’nin (Başdeğirmen) üstündeki imalathaneyi,tabakhaneye dönüştü-rür.Kurduğu şirketle,Fransızlarla ortak deri,kösele,vidala ve oskar üretilmesi için çalışır.Tabakhanede,Balkan ve I.Dünya Savaşları sırasında ordunun birçok ihtiyacı karşılanır.Kunduracılığın gelişmesine yardımcı olur.Misto adında bir Rum usta burayı çalıştırır (52).1913 de Isparta’da Kara Tabak olarak 36 müessese vardır.Burada çalışan işçi sayısı 85 ve yapılan üretimin değeri 2.4 milyon kuruştur.
Halıcılıkta ise,1910-13 yılları arasında tezgah sayısı 2,160,çalışan işçi 6,481,imal edilen halı miktarı 117 bin m2,üretimin değeri 11 milyon kuruştur.Yine kayıtlara göre Eğirdir’deki tezgah sayısı 500,çalışan işçi 1,500 kişi,üretim 15 bin m2 ve değeri 1.3 milyon kuruştur.İzmir’ den 1913-14 yılında ihraç edilen halıların değeri 73.7 milyon kuruştur.
Bu yıllarda İmamzade Tahir Efendi bir halı ticarethanesi açarak faaliyete geçer.1914 yılında İttihat ve Terakki Partisinden milletvekili olan Arapzade Mehmet Şevki Efendi (53), Berber Hasanzade’nin dericilik şirketi kurmasına yardım eder.Şirket,1922 de Rumların Isparta’dan ayrılmasından sonra Şayak fabrikasını kiralayıp çalıştırır.
1910-13 yılları arasında Isparta-Burdur havalisinde çalışan el dokuması tezgahlarının sayısı 4,950,iplik sarfiyatı 2,160 ton,üretim 13 milyon metre (not:Denizli’de 21 milyon metre), üretimin değeri de 28 milyon kuruştur.Bu rakamlara göre Anadolu’da,Denizliden sonra 2.büyük üretim kapasitesi Isparta-Burdur yöresindedir.
Bu olumlu gelişmeler,I.Dünya Savaşının sıkıntılarıyla yavaşlar.

52-Ömer Güllü:Ün Dergisi.sf:1565
53-İttihat ve Terakki’nin ikinci milletvekili Ağlarcazade Mustafa Hakkı Efendi’dir.

II. Meşrutiyet döneminde gülcülükte gelişmeler

Böcüzade milletvekilliği sırasında bir başka girişimde daha bulunur.Fransa’nın Türk halıları için uygulamak istediği yüksek gümrük vergisini,İzmir milletvekili Aristidi Paşa ile verdiği önerge ile kiloda 200 frank olarak alınmasını sağlar (45).
Gülyağı ile ilgili olarak da 19.12.1910 yılında Ticaret Nezareti’ne önerge verir. Önergesinde: Bulgar Hükümeti ile yapılmakta olan ticaret antlaşmasında,Bulgarların Türk gülyağlarına uyguladıkları 200 frank gümrük vergisinin kaldırılması içindir.Bunun nedeni anlatacağım yaşanan bir olayla ilgilidir.
Isparta gülyağlarını iki Fransız firması satın almaktadır.Ancak bu firmalar,yağların 16-20 dereceye (46) kadar olanlarının beher derecesine 50 para ödemektedir.Bunu düşük bulan Isparta’daki gülyağı komisyonu,vekil Hasan Efendi’yi Bulgaristan’a gönderir.Hasan Efendi, derecesi 90 paradan alıcı bulur.Fakat Bulgarların yüksek gümrük vergisi uygulamaları nedeniyle satışı gerçekleştiremez.Osmanlı Hükümeti ise Bulgarlar gülyağına gümrük vergisi uygulamamaktadır (47).Bunun üzerine Maliye Nezareti 22.12.1910 tarihli yazısında gümrük vergileri-nin,karşılıklı olarak yüzde 10 oranında uygulanacağını bildirir.
1910 yılında Isparta’da 90 bin mıskal (48) yaklaşık 400 kg. gülyağı üretilmiştir.
1912 yılında Ticaret ve Ziraat Nezareti gülcülük hakkında,”Gülüstan Tesis ve Tımarına ve Gülyağı Taktir ve İmaline Dair Risaledir” adlı bir kitap çıkarır ve dağıtır.Bu kitapla birlikte 357 bin 750 adet gül çeliği bedelsiz,38 adet de gülyağı imbiği emanet olarak dağıtılır.Bunlardan bir miktarı da Isparta’ya gelir (49).Miktar hakkında bir bilgi yoktur. O yıllara kadar Isparta ve çevresinde gülyağı üretimi için rakı imbikleri kullanılıyordu ve verim çok düşüktü.
1 mıskal gülyağı,10-12 okka (50) gül çiçeğinden elde ediliyordu.
Mutasarrıf Nazmi Bey (1909-1910) verimi artırmak için özel imbikler yaptırmak ve bunların kullanılmasını öğretecek bir uzman bulmak ister.Nazmi Bey gülyağı komisyonunun da kuru-cusudur.Uzman için Ziraat Nezaretine yazı yazar.Rumelili Rıfat Bey uzman olarak gönderilir.
Nazmi Beyden sonra mutasarrıf olan Şevket Bey de (1912-1913) konuya ilgi gösterir.Fransa’ dan gelen bir alıcının,yılda 6 bin kilo gülyağı satın alabileceğini bildirmesi üzerine,Atabey’e bir gülyağı fabrikası kurulması için çalışmalara başlanır.Fabrika elektrikle çalışacaktır,yanına da şişe fabrikası kurulması planlanır (51).O yıllarda Isparta’da elektriğin olmadığı düşünülürse,bunun şişe fabrikası ile birlikte iddialı bir proje olduğunu bilmek gerekir.Sonuçta bu proje başlamaz bile.

45-Böcüzade Süleyman Sami:Isparta Tarihi.sf:296.
46-Gülyağının derecesi;donmaya başladığı santigrat derecedir.Kaliteli gülyağı 16-20 santigrat derecede donmaya başlar.
47-Böcüzade Süleyman Sami:Isparta Tarihi.sf:299
48-Mıskal:ağırlık ölçüsü birimidir.1 mıskal=4,5 gramdır.
49-Abdulgafur Acatay:Gül ve Gülyağı.sf:9
50-Okka:ağırlık ölçüsü birimidir.1 okka=1,280 kilogramdır.
51-Böcüzade Süleyman Sami:Isparta Tarihi.sf:307.

Demiryolunun Eğirdir’e gelmesi, Dereboğazı yolu

1908 yılında II.Meşrutiyet’in ilanı ile birlikte Isparta’da da seçimler yapılır.Isparta’da yapılan seçimlerde;Böcüzade Süleyman Sami ve Eğirdir eşrafından Burhanzade Hacı Eşref Ağa milletvekili olarak İstanbul’a giderler.Bu iki milletvekilinden Böcüzade,Hürriyet ve İtilaf Partisi; Eşref Ağa ise İttihat ve Terakki Partisinden seçilirler.Bu nedenle aralarında zaman zaman çekişmeler olur.Öyle ki,Böcüzade Eğirdir’e kadar gidecek olan İzmir-Aydın demiryolunun,Isparta’dan Antalya’ya devam etmesini ister.Eğirdirli Eşref Ağa ise buna karşı çıkar.Bunun nedeni daha çok ekonomikdir.Eşref Ağa,Eğirdir’e gelecek olan demiryolunun yaratacağı ekonomik katkıyı kaçırmak istemez.Sonuçta Eşref Ağa kazanır. Aslında demiryolunu yapan şirketin tercihi de Eğirdir Gölü üzerinden Konya’ya uzanmaktır. Böylece İç Anadolu’nun tarım ve maden kaynaklarına ulaşmayı düşünmektedir.
İzmir-Aydın arasındaki gelirlerden memnun olan demiryolu şirketi yeni imtiyazlar ile Batı Anadolu’nun içlerine kadar uzanmaya başlar.1881 de Nazilliye,1889 da Denizliye ve 1906 yılında Baladız’a (Gümüşgün) gelen demiryolu;11 Ekim 1910’da Keçiborlu’ya;1 Kasım 1911 tarihinde Kuleönü’ne;1 Kasım 1912’ de Eğirdir’e ulaşır.Keçiborlu kükürt madenleri nedeniyle önemlidir.Baladız Burdur’un,Kuleönü Isparta’nın,Eğridir’de İç Anadolu’nun kapısı olarak kullanılacaktır.Bölgenin afyonu,halısı ve diğer ticari ürünleri daha çabuk ve güvenli olarak İzmir limanına aktarılacaktır.
Demiryolu projesini istediği gibi sonuçlandıramayan Böcüzade,Isparta-Antalya karayolunun gerçekleşmesi için çaba harcamaya başlar.Konya Valisi İngiliz Sait Paşa zamanında İzidor Efendi’nin hazırladığı projeyi gündeme getirir.Çabalarının sonunda devletten 96 bin kuruş ödenek sağlar.Yeni projeye göre,Isparta-Antalya yolu Dereboğazından geçecektir. Bu yolun başlangıcı olan Gökoğlan Sokağında,çayın üzerine bir köprü -Demirköprü- yapılır. Köprüyü Kaçkınzade Hacı Ahmet Efendi yapar.Köprüden sonra 5 kilometre daha yol yapılır. Ödenek olan 96 bin kuruş bu amaçla kullanılır.I.Dünya Savaşının çıkmasıyla girişim yine yarım kalır. Isparta-Antalya yolu bir kez daha bitirilemez.

1873 yılında Isparta’nın ticari ürünleri

Cehri –Sarıboya-(Rhamnus alaternus) Nohut büyüklüğünde,boyacılıkta sarı renk olarak kullanılır.1857 yılında okkası 5 kuruştu, Amerikan İç Savaşı nedeniyle 13 kuruş oldu.1873 de okkası 21-22 kuruşa fırladı.Yılda ortalama 250,000 okka sarıboya ihraç edilmektedir.
Kökboya
İzmir’e 2,5-3 kantar çeken çuvallarla sevk edilir.1 çuvalda 1 okkadan fazla toprak bulunma-ması gerekir.Yıllık satışı 20 000 çuvaldır.1 kantar fiyatı kalitesine göre 280-340 kuruş arasındadır (1872 de).
Geven -Kitre zamkı –(Gummi-Traganth)
Yalvaç’ta yetişenlerin yaprakları daha iri,güzel ve beyazdır.İşlenmesi kolaydır.Kitre zamkı beyaz,sarı ve kızıl renktedir;yassı ve geniş bir şekle sahip bitki yaprakları çizgili ve spiral şeklindedir.Bitki ilkbahar-yaz mevsiminde çizilmekte;eylül ortalarında toplanmaktadır. Pamuklu dokuma fabrikalarında parlatıcı ve renkleri birbirine bağlayıcı özelliği ile ayrıca boya ve şekerleme fabrikalarında kullanılmaktadır.
Beyaz yapraklı prima cinsinin okkası 40-50 kuruş,
Beyaz ve kızıl yapraklı secunda cinsinin okkası 30-35 kuruş,
Kızıl yapraklı terza cinsinin okkası 18-20 kuruştur.
Yıllık kitre zamkı ihracatı 1800 çuval yani 225,000 kg.dır.
Afyon
Bölgemizin önemli ürünlerindendir.Fiyatı bölgesine ve kalitesine göre değişmektedir.Yıllık hasadın azlığı fiyatların artmasına neden olmaktadır.Normal koşullarda 4,000 küfe ürünün gerçekleştiği yılda ortalama çeki fiyatı 200 kuruş,7,000 küfe üretim olan yıllarda ortalama çeki fiyatı 120 kuruştur.

Sülük
Önemli bir ihraç ürünü iken gerilemiştir.Bunun nedeni modern tıbbın ilerlemesidir.Yılda
5-6,000 okka tıbbi sülük,okkası 35-38 kuruştan satılmaktadır.1871 yılında,
Aydın’dan 1500 okka,
Antalya’dan 1200 okka,
Isparta’dan 900 okka,
Konya’dan 2300 okka sülük piyasaya gelmiştir.Bunun 5000 okkası ihraç edilmiştir.

(Kaynak:İZMİR 1873 –Karl von SCHERZER)